4 Mayıs 2016 Çarşamba

Kucağımda Bir Melek

     Bebeğim sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmişti. Bir gün hastanede kaldıktan sonra evimize gittik. Gerek hastanede hemşire ve ebelerin sütün var emzir demelerine, gerekse bebeğimin emdikten sonra uykuya dalışlarına aldanarak sütümün geldiğini düşünüyordum. Nitekim hem hastanede geçirdiğimiz gece hem de eve geldikten sonra hiç huysuzlanmamıştı. Bu nedenle mama vermedim. Zaten doğumdan önceki araştırmalarıma dayanarak karar almıştım mama vermeyecektim. Maalesef acemi olmamın bedelini ağır ödedim. Doğumundan 24 saatten daha uzun bir süre geçtikten sonra bebeğimi bir türlü uyandıramadım. Ne yaptıysam bir türlü uyanmadı. O an yaşadığım korkuyu aklıma geldikçe hala kalbimde yaşıyorum. Apar topar hastaneye götürdük o minicik eline serum taktılar. Ağlayışına dayanmak çok zordu, canımı alıyorlardı sanki. Beslenemediği için şekeri düşmüş. Daha da gecikseydik muhtemelen komaya girecekti. Bebeğimi benden alıp kuvöze koydular. Kucağıma kokusu sinmiş elbiselerini verdiler. Bir günlük bebek annesinin kokusu olmadan nasıl durur, korkmaz mı sorularını sorarak eve döndük. 4 gün kaldı kuvözde; bana ise 4 yıl gibi geldi. Hala bebeğimi aç bıraktım, nasıl anlamadım diye suçluyorum kendimi. Çok şükür ki sağlığı yerinde..  Ama ikinci bir bebeğim olursa hastane çantasına ilk olarak mama koyacağım, kim ne derse desin...
   

6 Mart 2016 Pazar

Ve Doğum...

Sakin sayılabilecek bir hamilelikten sonra heyecanlı bir doğum beni bekliyordu. Hamileliğim süresince normal doğum istedim ve kendimi buna hazırladım. 39. haftada doktorum muayene sonucunda doğumun başlamasına dair bir belirti olmadığını, bebeğin suyunun azaldığını, bir hafta daha bekleyip eğer sancım başlamazsa suni sancıyla doğumu başlatacağını söyledi. Bir hafta boyunca her gün acaba bugün sancım başlar mı diye uyandım ama hayır bebeğim gelmek istemiyordu. Bir hafta sonunda hazırlığımızı yapıp hastanenin yolunu tuttuk. Doktorum muayeneden sonra suni sancı verilmesi için beni odaya aldı. çok heyecanlıydım. Sancının nasıl olacağına dair bir fikrim olmadığı için yanı başımdaki anneme soruyordum. Annem ise kaçamak cevaplar veriyordu. Suni sancının berbat bir şey olduğunu bana sonra söyleyecekti. Anlaşıldığı üzere sancı çekmedim, çünkü serum takıldığı anda bebeğimin kalp atışları yavaşladı ve acilen ameliyata alındım. Belden aşağısını uyuşturdukları için bebeğimi hemen öpüp koklayabildim. Tarifsiz bir duyguydu. Canımdan bir parça bebeğim dünyaya gelmişti..
Doğum sürecinde aklıma gelmeyen sorular daha sonra zihnimi çok kurcaladı. Doktorum neden sancımın başlamasını beklememişti, suyun azalması doğru muydu yoksa sezaryan için bir kılıf mıydı?? Başka bir doktora daha giderek teyit ettirmediğime hala pişmanım. Neyse ki bebeğim sağlıklı bir şekilde dünyaya geldi.

29 Şubat 2016 Pazartesi

Hamileyken

Etrafımdan duyduklarıma nazaran çok rahat bir hamilelik geçirdim diyebilirim. Aş erme, bulantı, aşırı kilo alımı vs. hiçbirini yaşamadım. Karnımın günden güne büyümesi dışında hamile gibi değildim diyebilirim. Bu durumun kötü tarafları da olmadı değil. Eşimden bir şeyler isteme zevkini yaşayamadım mesela! İnsanın içinden gelmeyince naz bile yapılmıyor maalesef.
Hamileliğim süresince iştahımda artış olmadığı için toplamda 13 kilo aldım.Önemli olan doğum sonrasıymış, sonra anlayacaktım.
Rahat geçirdim dediysem olumsuzluklar da olmadı değil. İkili test sonucum iyi çıkmasına rağmen üçlü test sonucum riskli çıktı. Yaşadığım üzüntü ve stresi anlatmaya kelimeler yetmez. Doktorumdan içimi rahatlatacak sözleri duymayı o kadar istedim ki... Fakat bir doktor soğukluğunda kesin bir şey söylemek için amniyosentez yapılması gerektiğini söyledi. Eşimle düşündüğümüzde sonuç ne olursa olsun bu bebekten vazgeçmeyeceğimizi, bu nedenle de amniyosentez gibi düşük riski taşıyan bir müdaheleye gerek olmadığına karar verdik. O günden sonra bebeğimin sağlıklı olduğuna yürekten inandım ve üzüntüyle ne kendime ne de bebeğime zarar vermedim. Doğuma iki hafta kala beni rahatlatmada üstüne olmayan(!) doktorumun "bir bacağı kısa galiba" sözlerine kulak bile asmadım. Çok şükür ki sağlıklı bir bebek dünyaya getirdim.

28 Şubat 2016 Pazar

Anneydim Artık

Onu ilk öğrendiğim an.. Sevinç miydi yoksa heyecan mı yaşadığım duygu. İkisi de değildi aslında. Şu an bile tarif edemiyorum yaşadığım duyguyu.
Evliliğimizin üç yılı boyunca çocuk düşünmemiştik. Hazır olduğumuzu anladığımızda karar verdik çocuk sahibi olmaya. Hazır olmamıza rağmen eşim de ben de sevinç çığlıkları ile karşılayamadık test sonucunu. Hayır çocuk istememek değildi bu, kaygıydı galiba.. Nasıl anne baba olacağımızı, çocuğumuzun nasıl bir geleceği olacağını bilememenin kaygısıydı.
 İlk şoku atlatınca,ki hiç de uzun sürmedi, içimde benden bir parçanın olması fikri yüreğimin kıpırdamasına yetti. Heyecanlı bekleyiş başlamıştı, anneydim artık..